25 Mayıs 2012 Cuma
| Mustafa Sarıgül: Benim Aday Olmam Önemli Değil...
Taraf gazetesinin 18.05.2012 tarihli Mustafa Sarıgül röportajda verdiği yanıtlarda siyasi duruşunu ve CHP'de yaşadığı süreci özetlemiş olmuş. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, 'İktidar olmanın yolu İstanbul'dan geçiyor. İstanbul'da iktidar olan Türkiye'de de iktidar olur. Bu değerlendirme CHP'ye aittir. İktidar odaklı düşünmek lazım. Ben iktidar odaklı düşünen bir insanım. Başarısız olduğum yerde bir dakika bile durmam' diyerek sosyal demokrat kimliğini de ön plana çıkarmış.
Ali Kırca'nın sunduğu Siyaset Meydanı / Çözüm programına 23.05.2012 tarihinde konuk oldu. Mustafa Sarıgül "muhalefet içerisindeki çekişmenin kısır bir kavga olduğunu, rakibinizi sürekli eleştirirseniz inandırıcılığınızı kaybedersiniz. İktidarın yaptığı iki iyi şey varsa onları söyleyip, eksik olan şeyleri sıralayıp, eğer halkımız tarafından iktidara getirilirsek biz bunları yapmaya adayız." şeklinde konuşarak Türkiye'deki siyasetin durumunu özetledi.
Programın devamında seçim barajı ve siyasi mücadele hakkında konuşacan Sarıgül:
Kararlı, verimli ve uyumlu bir çalışma içinde olacağız ama başımızı da dik tutacağız. Sosyal demokrasinin artık "ben" mücadelesinden çıkıp "biz" mücadelesine geçmesi lazım. Bütün bunlardan önce siyasi parti başkanlarının bir araya gelip seçim sistemini değiştirmesi lazım. Bu sistemi koruyamazsın. Barajın mutlaka inmesi lazım. Düşüncenin önüne baraj konulur mu? Bütün inançların parlamentoda temsil edilmesi gerekiyor. Bunu sağ partilerden bekleyemezsiniz. Bunu sosyal demokrat partilerin yapması lazım. Bizim öncelikli çalışmamız bu olmalı. Bunu başarabilirsek Türkiye'ye demokrasiyi getirebiliriz.
Röportaj içerisinde geçen bazı diyaloglarda öne çıkan cümleleri aşağıya sıralıyorum.
CHP'de Baykal'ın ayrılması ile ilgili açıklamasında:
‘Deniz Baykal gitsin demokrasi gelsin dedim, 120 ay bunun mücadelesini verdim.’
İktidara yürümekle ilgili herhangi bir siyasi partide başkanlığa adaylığı hakkında:
‘Benim aday olmam önemli değil.’CHP'den kendisine davet gelip gelmemesi ile ilgili:
‘Bana davet gelmedi, teşekkür dahi edilmedi.’
Yaptığı açıklamalarla siyasi hayatını, bugüne kadar yapmaya çalıştıklarını, projelerini ve ileriye dönük hedeflerini gerçekçi ve samimi bir biçimde anlatmış Sarıgül.
İlerleyen zamanlarda kendisine halk tarafından iktidara dönük bir talebin gelmesi halinde güzel işlere imza atacağına eminim. İstanbul'un güzide ilçelerinden Şişli'de yaptıkları ile rüştünü ispatlamış olan bir siyasetçi olarak Türkiye Değişim Hareketi ile de çalışmalarına devam etmekte.
Bakalım Sarıgül cephesinde ilerleyen günlerde ne gibi açıklamalar gelecek?
İlerleyen zamanlarda kendisine halk tarafından iktidara dönük bir talebin gelmesi halinde güzel işlere imza atacağına eminim. İstanbul'un güzide ilçelerinden Şişli'de yaptıkları ile rüştünü ispatlamış olan bir siyasetçi olarak Türkiye Değişim Hareketi ile de çalışmalarına devam etmekte.
Bakalım Sarıgül cephesinde ilerleyen günlerde ne gibi açıklamalar gelecek?
Mustafa Sarıgül'ün kişisel web sitesi:
http://www.mustafasarigul.com/
Gönderen
Yücel Arslan Çınar
15 Mayıs 2012 Salı
| Sarsılırken...
Zamanında yerine oturmayan taşlar sıkıntı verir insan hayatında...
Gündemde olması gerektiği gibi yerini bulamayan doğru siyaset de hem vatandaşa hemde ülke ekonomisine yıllardır bu sıkıntıyı veriyor işte.
Hayatınızın yolunda gittiğini düşündüğünüz anların bir müddet sonra sınırda bile gitmediğinin farkına varırsınız.
Ülke ve insan, bütün ve parçanın iki ayrı halidir. Doğrudan olmasa da dolaylı yollardan birbirini çok etki altında bırakır. Birbiri ile alışveriş içerisinde bulunur sürekli.
O kadar gerçek aşikar olmasına rağmen gazetelerde manşette yer bulmasını bırakın ikinci ve üçüncü sayfalarda bile tek cümle edilmeden yalanlarla dolanlarla göz boyamaya devam ediyor siyasetçiler ve işbirlikçileri.
İnsanlarımızın biraz makarna, birazda kömür ile sus payı verilerek küçük hesaplarla halkın durumunun ne halde olduğunun kapatılabileceği zannediliyor Yazık...
Magazin gündemi ile halk iyiden iyiye uyutuluyorken. Maalesef vatandaş memleketin hali "İnşallah daha kötüye gitmez!" modunda. Kötünün iyisine razı anlayacağız. Mecbur çünkü başka alternafifi yok. Varsa da yarasına merhem olamıyor o seçenekler. Nedeni açık: istenilen seçenek, istenilen güçte değil....
Sarsılırken...
Sürekli sarsıntı halindeyken...
Gazeteciler tutuklanıp sırasız, aniden, sincice ve arkadan vurulup birer birer cezaevine konuluyorken...
Birileri ekranlardan kahraman, birileri vatan haini ilan ediliyorken...
Futbolda şike, gıda da hormon, tavukta virüs haberleri şişirilip şişirilip halka ara ara ısıtılmış pilav gibi önüne konuluyorken...
Herşeyin yolunda gittiği düşünülüyorken...
Aslında hiçbirşey yolunda gitmiyor.
Ne hayatlarımız yolunda, ne yarınlarımız, ne de ülkemizin geleceği...
Sürekli sarsıntı halindeyken bu ülkenin sıradan bir vatandaşı olarak ben bunları düşünüyorum. Nedenine gelince her an her birimizin başına herşey gelebilir. Gelmeme olasılığından daha yüksek gelme ihtimali.
Ve böyle yaşamaya çalışıyoruz.
En zoruda bütün bunlar olurken insani değerlerimizi çabalıyoruz.
İşte sarsılırken bunları yaşıyoruz...
Gönderen
Yücel Arslan Çınar
3 Mayıs 2012 Perşembe
| Can Dündar'ın Yeni Belgeseli: "Delikanlım... İyi Bak Yıldızlara"
Gazeteci Can Dündar tarafından hazırlanan, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idamlarının 40'ıncı yılı nedeniyle Denizleri ve 68 hareketini anlatan "Delikanlım... İyi Bak Yıldızlara..." belgeseli, 6 Mayıs Pazar günü İstanbul Ataşehir Belediyesi Deniz Gezmiş Parkı'nda gösterilecek.
Belgeselde dönemin tanıkları ve Deniz Gezmiş'in arkadaşlarının
anlatımlarıyla döneme damgasını vuran olaylar anlatılıyor.
Bora
Gezmiş, Ertuğrul Kürkçü, Mustafa Yalçıner, Gökalp Eren, Hacı Tonak,
Mehmet Asal, Ergin Konuksever, Halit Çelenk, Şule Albayraktaroğlu,
Celal Doğan, Cemil Gezmiş ve Mehmet Eymür, belgeselde 68'i ve Denizleri
anlatıyor.
Belgeseli izlemeye gidecek olan arkadaşlar "Delikanlım... İyi Bak Yıldızlara..." belgeselindeki yer alan şiirleri ve mektupları Tuncel Kurtiz sesiyle dinlemiş olacaklar.
Ayrıca Deniz Gezmiş'e dair daha önce yayınlanmamış yurtdışı ve yurtiçi arşivlerden derlenen fotoğraf ve görüntüler bu belgeselde ilk kez izleyici ile ulaşmış olacak.
Can Dündar'ın yeni belgeselinin ilk gösterimi 6 Mayıs Pazar günü saat 20.00'de İstanbul Ataşehir Belediyesi Deniz Gezmiş Parkı'nda yapılacak.
Belgeselin ilk gösteriminin ardından Zülfü Livaneli de bir konser verecek.
Tarih: 6 Mayıs 2012 Pazar
Saat : 20:00
Yer : Ataşehir Mustafa Kemal Mahallesi- Deniz Gezmiş Parkı
Kaynak: Can Dündar'ın yeni belgeseline ilişkin haber http://www.cnnturk.com/ adresinden alınmıştır.
Gönderen
Yücel Arslan Çınar
19 Nisan 2012 Perşembe
| Mutluluk Nedir Dediğimizde?
Hayatımızda o kadar çok olgu ve uğraşmamız gereken o kadar durum var ki. Bazen mutluluğun sadece mutluluk kelimesi ile var olan ve ulaşılması çok güç bir haleti ruhiye olduğuna inanırız.
Halbu ki: çocukluğumuzda ne kadar safça yaşadığımızı ve onların ne kadar kıymetli olduğunu her insan en azından bir kerecik olsun düşünmüştür. Ben çocukluğu insan ömrünün kayıp cenneti sayıyorum. Mutluluğun büyük bölümünün orada kaldığına ve oradan çok şeyler alıp hayatımıza katabileceğimize inanıyorum.
Ünlü düşünürler ve filozoflar ne demiş diye biraz kafa yordum. Bakalım ne demişler mutluluk üzerine?
Arthur Schopenhauer "mutluluk" kavramına başka bir açısı ile şöyle yaklaşıyor. Ve şöyle bir cümle kuruyor kendince: Mutlu bir hayat olanaksızdır; insanın başarabileceği en iyi şey kahramanca bir hayattır.
La Rochefoucauld ise: İnsanların mutlulukları ya da mutsuzlukları, kaderin olduğu kadar da karakterlerinin eserinin olduğunu söylüyor.
Ben uzun soluklu olarak insanın mutluluğu yaşamayacağına inanıyorum. Ama huzurla desteklenmiş bir hayat stilinin en büyük olduğunu hep düşünmüşümdür. Hayatın angaryası arasında kendinize ayırabileceğiniz 1 saat bile size hatırlatacakları, düşündürecekleri ve o an ki: ruh hali ile yaşayacaklarınız hayata daha farklı yaklaşmanıza neden olacaktır.
Bir kitap okudum hayatım değişti. diyen insanlar var.
Bu işde kendimi buldum -huzurluyum. diyenler.
Temelinde hepsi bir arayış. Nedeni ise: insanın kendini mutlu etme çabası...
Temelinde hepsi bir arayış. Nedeni ise: insanın kendini mutlu etme çabası...
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Sizin mutluluğu nerede aradığınıız önemli. Kimileri evlilik de bulur. Kimileri iş hayatında. Kimileri hobilerinde. Kimileri ise: uzun yollara atarak macera da arar mutluluğu.
Mutluluk durmaksızın akan zaman içerisinde olay ve olgulara göre kendimizi iyi hissettiğimiz genel bir durum olarak görüyorum ben. Hayat içerisinde o kadar çok değişken var ki: insanlarında mutluluğa bakışı değişebiliyor.
Mutluluk nedir dediğimizde? diye bir başlık atıp buna bir cevap bulmaya çalıştım.
Bana sorarsanız yaşadığınız anın dolu dolu ve istedğiniz gibi geçmesidir mutluluk.
Sizce peki mutluluk nedir?
Mutluluk nedir dediğimizde? diye bir başlık atıp buna bir cevap bulmaya çalıştım.
Bana sorarsanız yaşadığınız anın dolu dolu ve istedğiniz gibi geçmesidir mutluluk.
Sizce peki mutluluk nedir?
Gönderen
Yücel Arslan Çınar
17 Nisan 2012 Salı
| Sigara Bırakma da Yeni Yöntemler Etkili Olur mu?
Hindistan'da bir AVM'nin (alış veriş merkezi) sigara içme odasındaki bu konsept, insanları
sigaradan soğutmanın belkide en etkili yolu. Tavandaki resim sayesinde içeride sigara içenlere, kendi cenaze töreninindeymiş hissi veriliyor.
Gönderen
Yücel Arslan Çınar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Y.Arslan Çınar Değişim adlı ve http://arslancinar.blogspot.com/ adresinde yayınlanan iş bu web sitesi içerisinde yer alan her türlü yazı, makale, araştırma, rapor, analiz, haber, resim, fotoğraf, müzik, animasyon, video ve diğer eserlerin sahibi Y.Arslan Çınar'dır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre Y.Arslan Çınar'ın yazılı izni olmadıkça hiçbir kimse, yayıncı ve kuruluş, eserin tamamını veya bir kısmını yayınlayamaz, çoğaltamaz, alıntı yapamaz.







